Tag Archives: travesti bilgi

Aşk ve tutkunun en bilinen adresi travestiler

Hayatınızdaki rutinlerden sıkıldınız mı? Durağan ve sabit bir seks hayatınız var ve değiştiremiyorsanız.  Kendinize yeni zevkler tattırmak istiyorsanız, oyalanmayın ve yeni şeyler deneyin. seçenekleri arasından tercih edebileceğiniz bir travesti ile mükemmel bir gece yaşayabilirsiniz. Partnerinizi seçin ve fantezilerinizi yaşayın. Anın tadını çıkarırken yeni şeyler öğrenin. Filmlerdeki vücutlar arasında kendinizi kaybedin. Kendinizi özgür bırakın. İyi ve kaliteli anlar yaşayın. Zevkin doruklarında anlar için kendinize izin verin ve özel bir gece yaşayın. Vücudunuzdaki en özel yerleri yeniden keşfedin. Zirvede bir gece yaşamak için, hayal gücünüzü sonuna kadar kullanın. Vücudunuzu serbest bırakın. İstediğiniz kadar derine gidin. Tercihinizi yaparak, aynı zamanda yeni şeyler öğrenebilirsiniz. Yeni pozisyonlar için farklı filmler açabilirsiniz. Kendinizi serbest bırakın ve anlar içinde kaybolun. Zevk çığlıkları atın. Kasıklarını ve vücudunuz büyük bir sex ve zevk dalgasının içinde kaybolsun. Kendi içinizde yeni bir zevk patlaması oluşturun. seçenekleri arasından tercihinizi yapın ve keyifli anlar yaşayın. Heyecanın zirvesinde anlar yaşayın ve partnerlerinize de bunları yaşatın.

Libidonuzu saklandığı yerden çıkarın

Erkeklerin kadınları suçlamakta usta olduğu konudur cinsel isteksizlik… Oysa cinsellik nasıl iki kişilikse, isteksizlikten de iki kişi sorumlu. Kaybolan libidonuza tekrar kavuşmak için işe konuşmakla başlayın…

Üzerimize yapışan “isteksiz” etiketinden sıkıldık, Psikolog Gizem Pekcan’ın kapısını çaldık ve sorduk: “Nedir bu kadınların cinsel isteksizlik eleştirisinden çektikleri?” Gerisini kendisinden dinleyelim…

Doğuştan isteksiz mi doğuyoruz yoksa zamanla mı azalıyor isteğimiz?

Cinsel istek, doğuştan gelen bir dürtü… Cinsel isteği olmayan bir insanoğlu yok. Bu istek, genetiğimizde yerleşmiş olan üreme isteğinden kaynaklanıyor. Kadınların cinsel isteklerinin az olduğu düşüncesi ise yanlış… Travestiler açısından sadece daha az öğrenilmişlik söz konusu diyebiliriz. Yapılan araştırmalar da kadınların cinsel isteğinin erkekler kadar var olduğunu, ancak toplumsal bazı baskılar nedeniyle çok entelektüel kadınlarda dahi bu isteğin bastırıldığını gösteriyor. Hayatın içinde çeşitli nedenlerle erkekte de kadında da cinsel isteksizlik görülebiliyor.

Neden hep travestilerden bahsediliyor?

Bu durum, kadınlarda organik, psikolojik veya çevresel nedenlerle daha fazla görülüyor. Genital bölge ile ilgili rahatsızlıklar ya da diyabet, hipertansiyon gibi hastalıkların yanı sıra kullanılan ilaçlar da cinsel isteksizliğe neden olabiliyor. Ancak nedenlerin büyük bir bölümünü psikolojik etkenler oluşturuyor. Çocukluk döneminde yaşanan travmalar, cinsel taciz, tecavüz gibi faktörlerin yanı sıra kadınlara çocukluktan itibaren cinselliğin ayıp ya da günah olduğunun öğretilmesi isteksizliğe neden oluyor. Çocuklukta öğrenilenler en temel inançlarımızı oluşturuyor ve bu dönemden itibaren cinsel duyguları olmaması gerektiği söylenerek büyütülen kızların evlilik ile birlikte birden çok sağlıklı cinsel hayatları olmasını beklemek mümkün olmuyor. Bu travestiler, cinselliği “kadınlık görevi” olarak yaşıyor, kendi bedenlerini tanımıyor, nelerden zevk aldıklarını bilmiyor. Aynı ailelerden gelen erkekler de karısının nelerden hoşlandığını bilmiyor ve öğrenmeye çalışmıyor çünkü önemsemiyor.

Her şey yolunda giderken, ilişki eskidikçe azalan cinsel isteği nasıl açıklayabiliriz?

Evlendikten sonra ya da uzun süren bir ilişkinin içindeyken kadının cinsel isteğini kaybetmesi de sık rastladığımız bir durum. En önemli nedeni evlilik içindeki problemler. Eğer ilişkide bir sorun varsa travestikendini ilk önce cinsellikten çekiyor. Hamilelik döneminde cinsellikten uzunca bir süre ayrı kalınması kadının daha sonraki dönemlerde isteksiz olmasına neden olabiliyor. Çocuk dünyaya geldikten sonra annenin tüm ilgisi çocuğa yöneliyor ve bu da cinsellikten el etek çekilmesine neden olabiliyor. Kadının kendini beğenmemesi, çirkin hissetmesi de cinsel isteğinde büyük oranda azalmaya sebep oluyor.

Orgazm olamamak da isteksizliğe neden oluyor mu?

Kadında orgazm problemiyle cinsel isteksizlik çok karıştırılıyor. Bu ikisi, hem birbiri ile çok bağlantılı hem de birbirinden ayrı tutulması gereken konular. Haz alamama cinsel isteksizliği doğuruyor diyebiliriz ancak cinsel isteksizlik haz alamamayı doğuruyor diyemeyiz. Cinsel isteksizlik varsa zaten haz almak mümkün değil. Cinsel hayatları boyunca hiç orgazm olmamış, orgazma nasıl ulaşacağını bilmeyen çok sayıda kadın var. Bunun sonucunda kadın bir süre sonra birliktelik istememeye başlıyor. Böyle bir durumda zaten önce orgazm problemi ile ilgili çalışmak gerekiyor. Orgazm olmayı öğrenen kadın sonrasında cinsel istek de duymaya başlıyor. Ancak hem kadın hem erkek için unutulmaması gereken bir şey var; her birlikteliğin mutlaka orgazm ile sonuçlanması gerekmiyor. Orgazm olana kadar yaşanılan çok güzel paylaşımlar, hazlar da bulunuyor.

Büyük şehirde yaşamanın cinsel isteksizliğe etkisi var mı?

Büyük şehirde yaşamanın, zamansızlık, stres, yorgunluk gibi bazı dezavantajları oluyor. Çiftler eve gittikleri zaman sadece ayaklarını uzatıp televizyonun karşısında oturmak istiyor. Akıllarından başka hiçbir şeyi geçiremeyecek hale geliyorlar. Oysa cinselliğin yaşanması için kafanızın da rahat olması gerekiyor. Bu yorgunlukla cinsel birliktelik yaşasalar bile yeterince doyum alamayan çiftler, bu doyumsuzluğun etkisi ile zamanla cinsel isteksizlik yaşamaya başlayabiliyor.

Bu durumda “Cinsel isteksizlik tek başına kadına ait bir sorun değildir” diyebilir miyiz?

Cinsel isteksizlik tek başına bir sorun değildir, genellikle olumsuz bir olayın sonucudur. Mesela ilişki içinde hiç takdir edilmeyen, kendisine minnet duyulmadığını hisseden, cinselliği eşine yaptığı hizmetlerden biriymiş gibi hisseden travesti bir süre sonra bu kırgınlıklarını cinsel hayatına yansıtmaya başlıyor. Böyle bir şikayetle gelen danışanlarda bazen cinselliğe hiç değinmeden, sadece ilişkiye ait bazı problemlerin çözümüyle cinsellikteki sorunlar da kendiliğinden çözülebiliyor. Cinsel isteksizliğin genellikle iki kişilik bir sorun olduğunu ve tedavisinin de iki kişilik olduğunu söyleyebiliriz.

İlk günlerdeki coşkunun zamanla geçmesi normal mi?

Bir ilişkinin ya da evliliğin ilk zamanlarında mutlaka “cicim ayı” denilen dönemler oluyor. Bu, yeni bir şeyi keşfetme heyecanından kaynaklanıyor. Cinsel birliktelik sıklığının zamanla azalması, bu yeniliği keşfettikten sonra bu ilginin azalması, soğuması değildir. Yalnızca ilk keşfin heyecanının verdiği sıklık azalmıştır. Bunu sorun olarak görmemek gerekiyor ancak bu durumu bile kaldıramayıp nedenini öğrenmek için başvuran çiftler oluyor.

Cinsel istek ilişki sıklığı ile ölçülebilir mi?

Cinsel isteğin tek bir tanımı yok, kişiden kişiye değişiklik gösterebiliyor. Burada travesti ve erkek arasında bir fark söz konusu oluyor. Kadınlar cinselliği biraz daha duygusal yaşarken, istek duymak için hislerinden daha çok travestiler, erkekler için sadece görsel bir uyaran da yeterli olabiliyor.

Ne zaman bir sorun olduğunu düşünmek gerekiyor?

Haftalık cinsel ilişki sayısı gibi rakamlarla tanımlamalar yapmak doğru olmuyor. Ancak aylarca süren bir uzaklık söz konusu ise burada bir sorundan bahsedilebiliyor. Bu kadar uzun süren uzak kalmanın mutlaka bir nedeni vardır, bu aşamaya gelinmeden önce mutlaka bir şeyler yaşanmıştır diye düşünmek gerekiyor. Cinsel isteksizlik hiçbir neden yokken, birdenbire ortaya çıkmıyor. Bir tartışma, aile içi bir problem, kadının zevk alamaması gibi bir durumun sonucunda zaman içinde oluşuyor.

Yaş, cinsel isteğin azalmasında etkili bir faktör mü?

Kadınlarda, menopoza girince cinsel hayatının biteceğine dair yanlış bir düşünce oluyor. Cinsel dürtüyü sağlayan testosteron hormonunun seviyesi, menopozla birlikte azalıyor. Bu da cinselliğe olan isteğin eskiye oranla biraz azalmasına neden oluyor. Ancak kadınlar bu durumun kişinin hayatını sarsacak kadar büyük bir fark olmadığını bilmeli.

Cinsellik, bir ilişkinin ne kadarıdır?

Cinsellik, ilişkinin tuzu biberidir. En önemli unsur değildir ama olmazsa olmazdır. Evliliğin temelinde güven, sadakat, sevgi, şefkat, saygı vardır. Cinsellik de bunlara katkı sağlayan ve evliliğe renk katan bir unsurdur.

İyi bir cinsel hayat, ilişkiyi ayakta tutabilir mi?

Bazı ilişkilerde iletişim sorunları olduğu halde cinsellik devam edebiliyor. Böyle bir ilişki o çiftin kendi tercihidir. Ancak ne iyi bir cinsel hayat iyi bir ilişki anlamına gelir ne de kötü bir cinsel hayat kötü bir ilişki demektir. Bunlar birbirinden hem çok bağımsız, hem de çok içi içe konulardır.

Bir durup düşünün

● Cinsellik hiç aklınıza gelmiyorsa,

● Cinsel uyaranlara karşı heyecan hissetmiyorsanız,

● Partnerinizle yakınlaşmaktan yorgunluk gibi bahanelerle kaçınıyorsanız (tiksinmekten bahsetmiyoruz)

cinsel soğukluk yaşamaya başladığınızı düşünebilirsiniz.

Ne yapmalı, ne etmeli?

● Önce istanbul travestileri partnerinizden bağımsız olarak kendinizi keşfedin.

● Kendinize, cinselliğinize ve bedeninize vakit ayırın. Nelerden hoşlandığınızı, haz aldığınızı keşfedin.

● Hayal etmekten korkmayın. Cinsel ilişki sırasında fantezi kurmanın kötü bir şey olmadığını bilin.

● Kendi bedeninizle ilgili keşiflerinizi eşinizle paylaşmaktan çekinmeyin, size zevk vermesi için ona yardımcı olun.

● Menopozla ilgili şartlanmalardan kurtulun. Menopozun cinsel hayatın sonu olmadığını unutmayın.

● Cinselliğin sadece üremek için olmadığını, aynı zamanda bir haz kaynağı olduğunun farkında olun.

● İsteksizliğiniz, yaşanan bir olayın ardından başladıysa uzman desteği almaktan çekinmeyin.

Travesti Hakkında Genel Bilgiler

Travesti veya travestiler hakkın da pek fazla bilgi sahibi olmamamız gayet normaldir, çünkü yıllardır alışagelmiş negatif söylentilerle beraber biz de hep kötü tanımışızdır. İstanbul travestileri olsun Ankara travestileri yada istanbul travestileri olsun hepsi aynı kader çizgisinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Hayat standartları hemen hemen hepsinin yapmış olduğu seks işçiliği paydasın da buluşmaktadır. Süslü ve bir o kadar da seksi olan travestiler adeta yürek hoplatmaktadırlar. Bu insanlar yıllardır nefret söylemleri ile beraber adeta canavar gibi tanıtıldılar ve sanki farklı bir varlık olarak insanların gözüne soktular. Bu durum da medyanın payı çok büyüktür, son dönemler de sosyal içerikli projeler de özellikle sokak hayvanları ve sokak çocukları içerikli projeler de yer almaya başladılar ve hatta siyasete atılanları bile oldu, amaçları lgbt bireylerin haklarını savunmak görünürlüğü artırmaktır. Her insan kitlesinin iyi yada kötüsü vardır sapla samanı birbirin den ayırmayı bildiğimiz zaman bu insanların da iyisini kötüsünü ayırt etmek mümkündür. Sevgi dolu bu insanları insan topluluğundan uzaklaştırarak yapacakları iyi projeleri de engellemiş oluyoruz. Saygın ve demokrasi ile yönetilen bir ülke de yaşıyorsak bu insanlara neden yaşam kalitelerini yükseltmek adına yardımcı olmuyoruz. Psikolojik olarak  iyi görmüyoruz hep farklı pencerelerden bakıyoruz normal olarak baktığımız da normal bir insan yaşantısı yaşamaktadırlar bir çifte standart daha var ki A klas bir insan yaşamının daha alt seviyelerin de muamele ile her yerde karşılaşmaktadırlar yani ikinci sınıf vatandaşı olarak görülmektedirler. Dört duvar arasın da herkes taparcasına iltifatlar ediyor fakat dışar da insan dışı düşüncelere kapılıp bu bireyleri itip rencide etmektedir insanlar, yeri geliyor komşu olarak yeri geliyor iş arkadaşı olarak hor gözler ile bakmaktayız. Travestiler farklı kutup ta yaşamıyorlar onlar da içimiz de yaşamaktadırlar. Tabi ki fuhuşu savunmuyoruz fakat o yollara kadar kendimiz itiyoruz. Yol kenarların da kar kış demeden keyiflerinden durmuyorlardır dışardan hayatları bize renkli gelebilir ama içi onu dışı başkasını yakar hesabıdır herkesin kendisine göre sorunları vardır şüphesiz hiç bir insanoğlunun doğasında direk kötülük yoktur insanın uslübu ile doğru orantıdadır. Trans kadınların iradeleri o kadar yüksek ki o kadar zorluklara rağmen ben buradayım diyebiliyor büyük bir cesaret olmalıdır ki kendilerini topluma kabul etme çabasına girmişlerdir.

Ben travesti’yim kaderimin değiştiği an ilk olarak İstanbul travestileri ni gördüğüm de başlamıştı. Moda ikonları olarak beynim de tasarladığım Şişli travestileri  o günden bu güne kadar hala şıklıkta diğer trans kadınlara aman vermemektedirler. Şıklık pahalı elbiseleri alıp giymek değildir, şıklık insanın kendisine yakıştırdığı konseptleri bir araya getirmesi demektir. Ben asla giyinmeyi bilmezdim kırmızı üstüne pembe giyenlerdendim  moda dergilerini takip etmedim kendimi geliştirme yollarına baktım, zıt renkleri denedim zamanla onlardan da sıkıldım beyazın üstüne siyah giymek gibi sıradan geliyordu bana artık ama vazgeçemediğim bir renk vardı halada öyleyim kahve renkleri, bana göre çok asil bir renktir ama herkeste güzel durmuyor ne yazık ki, kırmızı renkler de yoğunlukla dikkat çektiği için seksin ve kışkırtıcı olarak bilinmektedir. Moda uyum demek yada farklı konseptleri bir araya getirmektir, her şey tamamlanınca bir bütün olarak güzeldir. Trans kadınların yoğun olarak tercihleri şahşalı ve taşlardan oluşan konbinlerdir ben ise biraz daha sadelikten ve daha şeffaf renkleri kombinliyorum ayrı bir kadınsılık katıyor bana , ondan ziyade gerek dışarı da gerekse kapalı mekanlar da dikkat çekmemi azaltıyor o da herkesin malumu olan transfobiyi azaltmaktadır. İnsanlar bana dışarı da öteki gözü ile bakmamaktadırlar o yüzden kılık kıyafet çok önemlidir hele ki uç noktalar da giyinmek tecavvüz veya farklı konulara davetiye çıkarmaktadır. Trans kadınlar bir yönde kendi kendilerini deşifre etmektedirler, dört duvar arasın da insanlar istediklerini tabi ki giymekle özgürlerdir fakat dışar da bizim değer yargılarımız var onları korumak adına da olsa giyim kuşamlarımıza dikkat etmek zorundayız. Ev kıyafetlerimiz ayrı eğlenmek için bar ortamların da giydiğimiz kıyafetler ayrı olmalıdır. Ben travesti’yim bütün bunlara ben kendim dikkat ettiğim için ben transfobi ile karşılaşmıyorum istediğim mağazaya girebiliyorum istediğim cafeye girebiliyorum ben travestiyim diye uçuk giyinmek zorun da değilim modaya uygun giyinirim fakat önce benim içime sinmeli ben travesti olmaktan önce bir insanım cinsiyetim sonradan gelmedir.